Sponsorlar

14 Mart 2012 Çarşamba

Neden Mikro Sitem Olmalı?



Birçok pazarlama araçlarından biri olan Mikro siteler, doğal yetenekleriyle beklentileri karşılayıp firmalara sayısız yararlar sağlarlar.

Pazarlama faaliyetlerinizin içine neden mikro siteyi dahil etmeniz gerektiğinin en önemli sekiz nedenini şu şekilde sıralayabiliriz:

1. Odaklanma
Bir firmanın kurumsal sitesi, geleneksel olarak organizasyondaki farklı grupların ortak yönleriyle uyuşmak zorundadır. Sonuçta, odaklanma alanı genişler ve metinler satış ve pazarlama dilinden çıkarak daha kurumsal bir hale gelir.
Öte yandan bir mikro site ise, özel bir konuya, hedef kitleye veya eyleme konsantre olmayı sağlar ve satış ve ikna için daha elverişli bir online deneyim yaratır.

2. Esneklik
bir çok açıdan hız çoğu IT departmanı için tipik bir özellik değildir. Bir mikro site ile, pazarlama ve satış müdürleri, kampanyaları daha çabuk yaratabilir, yazı ve resimleri değiştirerek yeni olanakların avantajlarını kullanabilirler.

3. Yüksek Konversion Oranları
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, mikro siteler daha odak bazlı olduğu için, bir firmanın kurumsal sitesinden daha yüksek dönüşüm oranı üretirler. Google ve diğer arama motorları size bu tür mikro siteler yapmayı önermesinin nedeni de budur. Daha kontrollu, daha kişiselleştirilmiş kullanıcı bileşenleriyle bu sayfalar ana kampanyalarında kullanılabilir.

4. Daha Güvenli Bir Ortam
Mikro site, firmaya kendi kurumsal sitesiyle yapamayacağı şekilde, marka pozisyonlama ve pazarlama mesajlarının test etme deneyimini yaşatır. Mikro siteyi bir dijital test pazarı olarak da düşünebilirsiniz.

5. Fısıltı Gazetesi
Genelde uzmanlar başarılı ağızdan-ağıza (fısıltı gazetesi) kampanyalarının, eğlence içeren ve bazen de beklenmeyen içeriğe sahip olduğu konusunda hem fikirler. Bu tür içerikler kurumsal siteden daha çok mikro siteye konmaya uygundur ve böylece bu tip pazarlama mesajlarını rahatlıkla her türlü ortamda dağıtabilirsiniz.

6. Kurumsal Koruma
Bir önceki maddede yani fısıltı gazetesinde, özellikle iyi bir dağıtılabilir içerik oluşturmak ve/veya kullanıcı yorumlarına da izin vermek, aslında sitenizdeki en can sıkıcı kısım olabilir. Mikro site kurum ve pazarlama faaliyetleri arasında dijital bir firewall oluşturur. Eğer işler beklenmedik şekilde kötü giderse, mikrositeyi yayından kaldırarak sorunu kökten çözmüş olursunuz.

7. SEO
Birçok kurumsal sitenin pazarlama kampanyasında yaşanan zorluklardan biri, uzun, teknik vea diğer bir deyişle özel sayfalara hatırlanması zor URLler dir. Kampanyayı hatırlatacak kısa ve öz bir isimin sonuna .com.tr veya .com örneğin bizimhikayemiz.com gibi, bölü, soru işareti ve eşit işaretlerinden oluşan bir ada göre hatırlanması daha kolaydır.

8. Kontrol
Üçüncü medya özelliğinden ayrı olarak, firmanız bütünüyle deneyimi ve daha da önemlisi site analizleri ve kullanıcı bilgileri gibi hayati öneme sahip birçok veriyi korumanızı sağlar.

Facebook son derece popüler olmasına rağmen, mikrosite sayılmazlar. Facebook fan sayfaları diğer özelliklerinin yanısıra müşterilerle daha kolay iletişim kurmanızı sağlar.
Ancak Facebook bütün kontrolu elinde tutar. Hatta sildiğiniz bir bilgi, halihazırda Facebook'un kendi veritabanında saklanıyor olabilir. Facebook size teknik zorunlulukları size dikte eder ve paylaşacağınız bilginin ne olacağına Facebook karar verir.

Çoğu zaman ve çoğu firma için, bu iyi bir ilişkidir. Ancak bütün pazarlama stratejilerinizi bir başkasının sepetine koymak sandığınız kadar iyi bir düşünce olmayabilir.

Facebook hayran sayfası ve mikrosite gerçek anlamda birbirlerini değişik ihtiyaçları giderecek şekilde tamamlarlar. Birçok büyük firma bu fan sayfalarını kullaranak kendi sitelerine, mikrositelerine ve diğer özel tasarlanmış sitelerine ziyaretçi çekerler.

Bugün bile bir pazarlamacıya Web de başarılı olmak için gereken kontrol, esneklik ve hızı vermek gibisi yoktur.

7 Temmuz 2011 Perşembe

Aklımıza Takılan SEO Soruları


Ortaya çıkalı epey uzun bir zaman olmasına rağmen, SEO konusunda hala deneyimli olmayan pek çok site sahibi, web geliştiricisi ve pazarlamacısı var.

Bu durum kendilerinin hatası değil elbet, SEO, henüz beşiğinden çıkmış ve bütün Internet pazarlama stratejileriyle işbirliği yapmaya yeni başlamışken...

Bundan birkaç yıl öncesine kadar SEO teknik deneyimden öte birşey değildi, perde arkasından yönetiliyordu. Fakat şimdi SEO daha fazla aktif, pazarlama-öncüsü rolünde. Markanızı online olarak başarılı kılmak istiyorsanız bu SEO nun önemini yadsımaz elbet. Ancak çoğu insan hala SEO nun sihirli bir değnek olmadığını tam anlamış değiller. Bir gecede elbet bütün online pazarlama problemlerinizi çözmeyecektir. Veya pazarlama dışı sorularınıza bir destek olmayacaktır. Çok ama çok sayıda site sahibi, "SEO acemileri" olan SEO spamcileri ve con-menler tarafından hazırlıksız yakalanmaktalar.


S: Google'da ilk sırada çıkmam ne kadar zaman alır?

C: Google, Bing, Yahoo veya diğer arama motorlarında sitenizin sıralamasının (rank) ne kadar hızlı yükseleceğinin bir garantisi yoktur. Sitenizin performansına yardım edecek kadar çok SEO faktörü vardır ki.... Az rakibinizin olduğu küçük bir niş pazarında bir site açarsanız, fazla rakibiniz olmadığı için sitenizin sıralaması daha hızlı artabilecektir. (Karınca yemi satıyorsanız mesela). Ancak, oldukça fazla rakibi olan bir rekabetçi pazar için site kurduysanız (mesela otel işletiyorsanız), seçtiğiniz kelimeler için sitenizin sıralamasının yukarı doğru hareketlenmesi daha uzun sürebilecektir.Her endüstri ve her site farklı yapıya sahip olduğundan bir zaman şablonundan söz etmek anlamsız olacaktır.


S: Google PageRank sıralamam ne kadar önemli ?

C: PageRank web sitenize, Google açısından ilgi ve önemine göre verilen sayısal bir değerdir. Bundan bir epey bir süre önce, Google'ın algoritmasına hatırı sayılı katkıda bulunan ana faktörlerden biriydi. Yüksek bir PageRank değeri(1 ile 10 arasında), sitenizin ne kadar kullanışlı ve yararlı olduğunu gösteren ve diğer arama motorları için iyi ve güvenilir bir faktördü.

Ancak şimdi Google algoritması, binlerce olmasa bile yüzlerce kayda değer faktörü değerlendirmeye alarak bir sitenin sıralamada düşüp düşmeyeceğine karar veriyor. Yüksek bir PageRank değeri hoş olsa bile, tek başına en önemli faktör olduğu anlamına gelmiyor.Keza yüksek PageRank değeri, SEO başarısının bir işareti de sayılmıyor artık.

S: Hangi arama motoru daha önemlidir ? Google mı Bing mi?

C: Google hala pazarda aslan payına sahip olmasına rağmen Bing de günümüzde giderek ve sürekli artan trafiğiyle internet kullanıcılarının gözde arama motorlarından biri oldu. Birini diğeri için feda etmemelisiniz. Basit bir gerçeği her zaman aklınızda bulundurun: Değişik tipteki kullanıcılar Google'ı Bing'e tercih eder veya tam tersi. Her iki arama motoru için de yapılacak optimizasyon hatası, sitenizin onların kullanıcıları için görünmeyeceği anlamına gelecektir. Google ve Bing ayrıca kendi arama sonuçlarını çok az farklı bilgiyle doldurdukları için, birinde iyi bir derece elde etmek, diğerinde de iyi bir sonuç alacağınızı garanti etmez.


S: SEO ne kadar süreyle yapılmalı ?

c: SEO, kullan ve unut tarzından bir araç değildir. SEO çalışmalarınız sürekli ilgi bekleyen bir çiçek gibidir. Tabiki ki SEO kendini zamanla inşa edecektir fakat bu 6 ay sonra SEO çalışmalarınızı bırakıp kendi kendine geçmişin geleceğini oluşturmasını ümit etmeniz anlamına gelmez.
Internet uzayı, şaşırtıcı bir hızla gün be gün genişlemeye devam etmektedir. Bu, her gün çok ama daha çok web sitelerinin internet uzayına merhaba dediği bir uzay... Eğer sitenizin (şirketinizin) rekabetçi kalmasını ve online markanızın giderek gelişmesini istiyorsanız, uzun bir maratona hazırlıklı olmalısınız. SEO, gerçek anlamda bitmeyen bir koşudur...

S: SEO benim sitem için gerçekten neler yapıyor ?

C: İyi yapılmış bir SEO çalışması, siteninizin sıralamasını arama motorlarında daha yukarılara taşımaktan daha fazlasını yapıyor aslında. Online marka varlığınızı oluşturmanıza yardım etmenin yanında, markanızın internet üzerindeki itibarını oluşturmaya (veya varsa bile düzeltmeye) de yardım eder. Ayırca sitenize ziyaretçi trafiğini arttırır, dönüşüm oranını da iyileştirir. Böylece şirketinizin endüstri lideri veya uzmanı olarak müşterilerinizle iletişim kurmanızı sağlayarak daha fazla kazanmanızın yollarını açar.



S: Web sitemin SEO sunu kime vermeliyim ?

C: Sitenizin arama motoru optimizasyonu çalışmalarını yürütecek bilginiz veya deneyiminiz yoksa, şu ikisinden birinde karar kılmalısınız: Şirkete SEO çalışmaları için bir eleman almak veya bu çalışmaları bir SEO firması veya SEO danışmanı ile dışarıdan yürütmek...

Firma içinden bir elemanla yürütmeye karar verirseniz, SEO Müdürünüz, pazarlama departmanıyla birebir ilişki içinde olmalıdır, web tasarım/geliştirme takımıyla veya IT bölümüyle değil. Pazarlama departmanınızın yapacağı, firmanızın tanıtımına yardımcı olacak herşeyden SEO, faydalanabilir.

Ancak arama motoru optimizasyonu (SEO) işinizi dışarıdan birilerine veya bir firmaya verecekseniz, çok iyi bir seçim yapmanız gerekiyor. Çünkü etrafınızda bu işi biliyorum diye geçinen çoluk çocuğa dikkat edin. Türkiyeyi ve Türk internet pazarını çok iyi bilen, güzel Türkçe konuşan bir uzman ile çalışmanız sizi arama motorlarında üst sıralara daha kolay yükseltecek ve gelecekte de firmanızın internet üzerindeki itibarına artı değer katmaya devam edecektir. SEO uzmanları, size aylık raporlar verebilmeli, her ay size sayfalarınızın hangi sırada olduğunu, dönüşüm oranlarını rapor edebilmelidir. Ayrıca size yol haritası da sunarak daha neler yapılabileceğini de önünüze sunmalıdırlar.


S: SEO başarısını nasıl ölçebilirim ?

C: SEO çabalarınızın ve çalışmalarınızın meyvesini verip vermediğini anlamanın birkaç yolu vardır. Öncelikle ne tür bir trafik gelişmesi görüyorsunuz ? İyi bir SEO çalışması, zamanla gittikçe artan bir şekilde ekstra trafik üretmelidir. Devamlı iniş ve çıkışlar iyiye işaret değildir. Ayrıca seçtiğiniz anahtar kelimeler için sitenizin sıralamasının nasıl olduğuna bakabilirsiniz. Mesela siteniz 6 ncı sayfadan 3 üncü sayfaya mı fırladı? Bunun anlamı şudur: Siteniz arama motorları için daha güçlü bir güvenlik faktörü oluşturuyor ve performansı oldukça iyi demektir.


SEO başarısının en büyük göstergesi dönüşüm oranıdır. Yani sitenize gelen trafiğin yüzde kaçı dönüştü? Her site farklı bir amaca sahiptir. Bir şirket için, alınan telefonlar olabilirken, başka bir site için bir programın deneme sürümünün indirilmesidir. Bir başka site için ebültene üye olması olabilir. Daha yüksek bir dönüşüm oranı demek, sitenize daha fazla hedeflenmiş bir trafik aldığınız anlamına gelir. Ve sitenizin pozisyonlanmasında iyi bir iş çıkartıldığına da bir işarettir.

Yukarıda ele aldığımız sorular, SEO sürecine başladığınızda aklınıza takılan bütün sorular olmamakla birlikte, en genel olanlardır. SEO nun büyük bir kısmı öğrenmek ve adapte olmaktır. Web sitenizin SEO sürecini eğer siz tek başına üstlenecekseniz, uzman birinden SEO dersleri alarak temel konuları öğrenmeli ve ayrıca daha stratejik soruların cevaplarını bu uzmanlara sorarak bilgi ve deneyiminizi geliştirmelisiniz.

22 Şubat 2011 Salı

Samsung Star(S5233)/Star 3G (S5603) için POP3 Email Ayarlarını Yapmak


Aşağıda size Samsung Star S5233 / Star 3G S5603 & S5600 Preston /Star Wi Fi cep telefonlarınızdan gmail hesaplarınıza nasıl bağlanabileceğinizi sizin için adım adım açıkladım.

Aslında G-mail hesabınıza bağlanarak POP3 ayarlarını yaptığınızda nerede olursanız olun, epostalarınızı okuyup onları cevaplayabileceksiniz. Böylece otobüste, metrobüste, takside nerede olursanız olun mesajlarınıza ulaşabileceksiniz.

ÖNEMLİ: İLK ÖNCE YAPMANIZ GEREKEN ŞEY, GMAİL HESABINIZDAN POP3 AYARLARINIZI YAPMALISINIZ. GMAIL HESABINIZA GİRİN. > SAĞ ÜSTTE SETTINGS (AYARLAR) YAZISINA TIKLAYIN > YÖNLENDİRME POP3/IMAP (FORWARDING & POP3) TIKLAYIN >POP INDIRME BÖLÜMÜNDE Tüm postalar için POP'u etkinleştir (daha önce indirilmiş olan postaları da dahil et) SEÇİN > DEĞİŞİKLİKLERİ KAYDET E TIKLAYARAK YAPTIĞINIZ AYARLARI KAYDEDİN.

Daha sonra şunları yapın:

Samsung Star Cep Telefonlarında POP3 Gmail Ayarları:

Menü Sekmesine Tıklayın > Mesajlar simgesine tıklayın (Ana Menü tabı altındadır. Sarı, klasöre benzeyen bir simgedir)

Ayarlar > Eposta tıklayın

Devamı için tıklayın

4 Şubat 2010 Perşembe

Ürünlerinizi Sattıracak İnternet Videoları Eklemek için 7 Öneri

Google video paylaşım sitesi Youtube, Ekim 2006 da Google tarafından satın alınldıktan sonra geniş kitlelere yayıldı ve daha çok takip edilmeye başlandı. Bu da son üç yıl içinde internette en hızlı büyüyen trendlerinden birini, online video paylaşımını ortaya çıkarttı. Tabi ki bu bir sürpriz olmadı çünkü video paylaşımının hem video film üreticileri ve yayıncıları hem de izleyiciler için eğlenceli, zevkli ve ulaşılabilir olmasından kaynaklanıyordu. Bugün herhangi bir internet kullanıcısı, web için değerli bir video yükleyip paylaşabilir ve oldukça fazla sayıda izleyiciye ulaşabilir, bir anda binlerce hatta yüzbinlerce tıklanma alabilir. Bugün artık birçok firma video paylaşımının değerini anlamış durumda ve en azından denemek için kendi ürettikleri bir video, ki bu bir reklam videosu olabilir, paylaşıma açıyor ve sonuçta müşterilerini cezbetmeye bakıyorlar.

Etkili Satış Videoları için Sırlar
Devamını okumak için tıklayın

15 Ocak 2010 Cuma

Mobil Terimler

1G:
Birinci Kuşak analog mobil telefon kuşağının kısaltması. Kökeni 19. yy’a kadar giden ilk kuşak sistemlerden bazıları halen ABD’de kullanımda.

2G:
İkinci kuşak mobil iletişim teknolojilerine verilen kısaltma. Dünyanın farklı yerlerinde farklı sistemler içermesine karşın ikinci kuşağa dahil olan GSM global anlamda hakim durumda.

2.5G:
GSM ikinci faz. GSM’in HSCSD ve GPRS’i kapsayan geliştirilmiş versiyonu.

3G:
Üçüncü kuşak mobil iletişim teknolojilerine verilen kısaltma. Bu kuşağa ait cihaz ve ağlar IMT-2000 adıyla anılan bir standartı kullanıyor. UMTS bu ailenin en bilinen üyesi.

A2DP- A2DP Destekli Bluetooth:
Cep telefonlarında bulunan müziğin bluetooth üzerinden kulaklıklarla dinlenebilmesini sağlayan bir profil olup, bu sayede kablolara bağlı kalmadan müzik dinleme imkanına sahip olabilirsiniz.

AMR (Adaptive Multi Rate):
Uyarlanabilir Birden Çok Hız. Konuşma frekanslarını etkin bir şekilde paketlemeye odaklanan bir ses kodlama dosya biçimi.

Battery:
Batarya. Kablosuz telefonların güç kaynağı. Kablosuz telefonlar ve iletişim cihazlarında, nikel kadmiyum, nikel metal hidrid ve lityum iyon gibi, yeniden şarj edilebilir bataryalar kullanılır.

Baz İstasyonu:
Bir mobil telefon sisteminde yer alan radyo istasyonu.

Bitmap:
Bir görüntü alanını ve her bir pikselin rengini belirler. GIF ve JPEG, bitmap içeren grafik görüntü dosya tipine iyi birer örnektir.

Bluetooth:
Farklı cihazların kısa mesafeler içinde bir ağ oluşturmasına imkan veren kablosuz radyo teknolojisi. Taşınabilir kablosuz cihazlar arasında kolay veri iletimi sağlayan teknoloji, yaklaşık 10 metrelik bir menzile sahip. Yeni çıkan bazı telefonlarda bu menzil 100 metreye kadar çıkmaktadır.

Bookmark:
Yer imi. Web yada wap sayfalarında sık ziyaret ettiğiniz yerleri özel bir listeye ekleyip daha sonra hızlı erişmenizi sağlamak.

Call Barring:
Telefonun tüm yapılan aramalara veya belirli aramalara kapatılıp açılabilmesi.

Call Divert:
Çağrı yönlendirme. Gelen çağrıların daha önceden belirlenmiş numaralara veya telesekretere yönlendirilmesi özelliğidir.

Call Hold:
Çağrı Bekletme. Abonenin, konuştuğu aboneyi bekletmeye alarak başka bir çağrı yapabilmesi özelliğidir.

Caller ID (CLI):
Arayan kişinin numarası. Bu özelliği olan telefonlarda, arayan kişinin numarası ekranda gösterilir.

Cell :
Hücre. Ağ alanında ATM tipi anahtarlamada temel veri birimi olarak kullanılır. Modern cep telefonu ağlarının tamamı hücresel bir yapıya sahiptir. Her hücrenin ortasında bir baz istasyonu yer alır.

Cell Broadcast (Hücre Yayını):
Belirli bir coğrafi alandaki telefonlara ücretsiz mesaj gönderimi sağlayan mobil teknolojidir. Örnek 55.nci kanaldan Maç Yayınları

CIF:
Ortak Değişim Biçimi. CIF Kamera, küçük boyutlu bir telefondaki entegre kamera modülüdür. 352×288 piksel çözünürlüğünde fotoğraflar çeker. CIF Görüntüler hafızada görece daha az yer tutar ve telefonun ekranındaki görüntü kalitesi iyidir.

CSD (Circuit Switch Data):
Devre Anahtarlamalı veri aktarımı. 9600 bit/sn hızında devre anahtarlamalı veri iletimi. Nokia 3330, Ericsson T29, Siemens C45 gibi, GPRS özelliği olmayan WAP’lı telefonlar CSD ile WAP’a bağlanırlar.

Dual Band:
Çift Bant. İki farklı frekans boyunda sinyal alıp gönderme yapabilen telefonlara verilen spesifikasyon. Çift bantlı aygıtlar 900MHz ve 1800MHz frekanslarında çalışırlar. Üçüncü jenerasyonda yer alan UMTS’ye ait tek bir frekans olduğundan üçüncü jenerasyonda çift bantlı telefonlara gerek olmayacaktır.

Duplex Seperation:
Duplex Ayırım. İki mobil cihaz arasındaki iletişimde yer alan frekansların çift yönlü olarak (Downlink – Uplink) kullanılması. Telefonların Duplex olması aynı anda iki tarafında konuşabilmesine imkan verir. Walkie-talkie tipi telsiz aygıtları yarım-duplex veya simplex’tir.

EDGE (Enhanced Data Rates for GSM Evolution):
GSM Evrimi için Gelişmiş Veri Oranları. GSM faz2+ ağlar için yüksek hızlı veri transferinin yolunu açan bir spesifikasyon. EDGE getirdiği kodlama metodu sayesinde veri transfer hızı 14,400′den 48,000 bit/saniye’ye çıkmıştır.

EFR (Enhances Full Rate):
Gelişmiş Tam Oran. Hücresel sistemlerde ses kalitesini geliştirmeye yarayan bir teknoloji.

GHz:
1 milyar hertz. Alternatif akım veya elektromanyetik dalga frekans ölçüsü. Bilgisayarlarda işlemcinin saat hızını gösterir

GIF (Graphics Interchange Format):
Grafik dosyalarını sıkıştırmak amacıyla Compuserve tarafından yaratılmış bir grafik formatıdır. Web dökümanlarında sık sık kullanılır.

GPS (Global Positioning System):
Küresel Konumlandırma Sistemi. Dünya etrafında bir yörünge izleyen 24 uydu yoluyla dünya üzerindeki çok küçük şeylerin bile yerini belirlemeyi mümkün kılan sistem. Doğruluk derecesi 10 ile 100 m arasında bir farkla değişiyor.

GPRS (General Packet Radio Service):
Genel Paket Radyo Servisi. 2.5G’nin temelini oluşturan teknoloji. GPRS ile her an çevrimiçi olabilirsiniz. Veri şebekelerine sürekli bağlı kalabilir ve sık kullandığınız bilgi ve eğlence servislerini kullanabilirsiniz. Öncesiyle karşılaştırıldığında, gecikmesiz bağlantı ve yüksek veri akışı sağlayarak bilgi alımını daha da erişilebilir ve kullanışlı hale getirir. GPRS’in ilk temel kullanımı, WAP servisleri için taşıyıcı olmasıdır. GPRS teknolojisinde veriler ‘paketler;’ halinde gönderilir; bu, veri uygulamalarının dağınık doğasına uygun bir yöntemdir. GPRS, ayrıca CSD ve HSCSD kullanımına benzer bir şekilde PC uygulamaları için taşıyıcı olarak kullanılabilir.

GRX (GPRS Roaming Exchange):
GPRS Roaming değişimi

GSM (Global System for Mobile Communications):
Mobil İletişim için Küresel Sistem. Avrupa’da kullanılan 2G mobil iletişimin en bilinen adı. Önceleri ETSI’nin “Groupe Spéciale Mobile” isimli alt kuruluşunun ismini taşıyan GSM daha sonraları sistemin küresel bir çapa ulaşmasıyla yeni adıyla anılmaya başlandı. 900MHz, 1800MHz ve sadece ABD’de kullanılan 1900MHz’lik frekans boylarına sahip.

Handsfree:
Cep telefonlarında da bulunan, cihazın megafonu kullanılarak konuşulmasına imkan veren teknoloji.

HSCSD (High Speed Circuit Switched Data):
Yüksek Hızlı Devre Switch’li Veri. Bir GSM ağında devre-switch’li verinin yüksek hızlı iletimini sağlayan bir transmisyon metodu. Özel terminaller gerektiren HSCSD, 14,400 bit/saniye hızla çalışan iki GSM kanalının toplam 28,800 bit/saniye hızda çalışmasını sağlayabilir.

IMEI (International Mobile Equipment Identity):
Cep telefonlarında *#06# tuşlarına basıldığında ekrana gelen 15 haneli olan cihazın uluslararası numarasının adıdır ve başka hiç bir cep telefonuna aynı numara verilemez. Telefona sim kart takıp görüşmeye başlayınca cihazın seri numarası operatör kayıtlarına yansır.

IMT-2000 (International Mobile Telephone Standart 2000):
Üçüncü jenerasyon için iletim methodlarının dahil olduğu standartlar bütünü.

Infrared:
bakınız IRDA

IrDA (Infra-red Data Association):
Kızılötesi ışık üzerinden çalışan kablosuz bir ağ konsepti. Cep telefonları, PDA’ler ve dizüstü sistemlerde kullanılıyor.

IP (Internet Protocol):
İnternet Protokolü. İnternet üzerinde veri transferi yapılmasını sağlayan protokol. Paket bazlı bir veri iletim yolu olan IP’de her bir paket İnternet üzerinde farklı yollar izleyebilir. İnternet’e bağlı her terminalin kendisine özel bir IP adresi bulunmak zorundadır.

ISDN (Integrated Services Digital Network):
Entegre Servisler Dijital Ağı. Sabit bir ağ üzerinde kullanılabilen bir dijital iletişim ağı. Telefon, faks ve İnternet erişimi gibi değişik amaçlarla kullanılabilir.

ITU (International Telecommunications Union):
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği. Cenevre’de kabul edilen iletişim standartlarının dünya çapında uygulanabilmesi için çalışan kuruluş. ETSI gibi diğer kuruluşlarla koordine biçimde çalışır.

JAVA:
Platformdan bağımsız programlama dili. Mobil Telefonlar için geliştirilen versiyonu da bulunmaktadır(j2ME) . Bu sayede başta oyunlar olmak üzere, java ile geliştirilmiş birçok uygulama uyumlu telefonlara indirilebilmektedir.

JPEG (Joint Photographic Experts Group):
Bazı sıkıştırma özellikleri seçilerek yaratılan grafik formatı.

Kızılötesi:
Bkz. IrDA

Konum Tabanlı Servisler:
Cep telefonu kullanıcılarının “neredeyim?” , “yakınımda neler var?” ve “oraya nasıl ulaşırım?” sorularına, coğrafi konum bilgisini kullanıp en uygun cevaplar sunan servislerdir.
(Örn: En yakın hastane, haritada göster gibi)

LAN (Local Area Network):
Yerel Alan Ağı.

LINK:
Internet’te, bir kelime, resim veya bilgiden bir başkasına yapılan bağlantı. İletişimde, alıcı ve verici arasındaki bir devre veya iletim yolu ile bunlara ilişkin ekipmanları içeren kanal. Internet’ te gezilen sayfaların içersinden bir diğer sayfa ya da siteye geçiş, yönlendirme.


Mhz (Megahertz):
1 milyon hertz.

MMS ( Multimedia Messaging Service):
Çokluortam Mesaj Servisi. GSM’de bulunan SMS servisinin ses ve resimlerle desteklenerek geliştirilmiş hali.

MPEG (Motion Picture Experts Group):
1988 de kurulan ve ISO’nun himayesinde çalışan, video ve sayısal ses sıkıştırma standartlarını geliştiren grup.

MSC (Mobile switching centre):
GSM sistemi hücrelerin gruplaşmasından oluşur. Her bir grup hücrede bulunan 1 santral ve 1 baz istasyon kontrolorü bulunur. Bu kontrol merkezine MSC adı verilir.

Multimedia:
Metin, ses ve video’nun birleşimi için kullanılır

MVPN (Mobile Virtual Private Network):
Mevcut GSM operatörünün sağladığı GPRS hizmeti kullanılarak, şirket veya özel ağlara erişilme.

OLED(Organic Light Emitting Diode):
Organik Işık Yayan Diyot. Bu teknoloji ile son yıllarda geliştirilen ve özellikle cep telefonu ve dijital fotoğraf makinesi gibi cihazların ekranlarında kullanılan bir yenilik. Normal LCD ekranların aksine oldukça düşük enerji tüketen (2-10 V), klasik ekranlara göre daha az yer kaplayan ve yaklaşık 160 derecelik bir görüş açısı sağlayan bu yeni teknolojiyi, kısa vadede birçok cihazda görebileceğiz.

OTA (Over the air activation):
Operatörlerin verileri terminallere ve uzak bölgelere şebeke üzerinden aktarmasına olanak tanıyan teknoloji.

PDA (Personal Digital Assistant):
Kişisel Dijital Asistan. Avuçiçi bilgisayar olarak da bilinen bu cihazlar küçük, kompakt bir yapıda, dokunmaya hassas bir ekrana sahip, klavyesiz, veri girişi için özel bir kalem kullanılan bir sistem..

PIN Kodu (Personal Identification Number):
Kişisel Kimlik Numarası Kablosuz cihazlar kapsamında PIN, bir aramayı veya veri iletimini tamamlamak için SIM kartla birlikte kullanılan bir koddur.

Piksel:
Bir bilgisayar ekranında veya görüntüsünde programlanabilen temel renk birimi. Fiziksel değil mantıksal bir birimdir. Bir pikselin boyutu, ekranın ayarladığınız çözünürlüğüne bağlıdır.

RAM (Random Access Memory):
Rastgele erişimli bellek. İşlemci tarafından okunup yazılabilen, üzerinde bilgilerin geçici olarak tutulduğu bellek.

Roaming:
Dolaşım. Yabancı bir ağ içinde yapılan aramaları tanımlayan terim. Mobil telefon operatörlerinin kullanıcılarına, anlaşmalı oldukları diğer operatörlerin kapsama alanlarında hizmet vermesi. Dolaşımın sadece ülkeler arasında olması gerekmez, yakın gelecekte aynı ülkede GSM ve UMTS ağları içinde de dolaşım uygulaması yapılabilir.

SAR (Specific Absorption Rate):
SAR, bir cep telefonu kullanılırken vücudun emdiği radyo dalgası enerjisi miktarının bir ölçüsü olan Spesifik Absorpsiyon (Emilim) Oranı anlamına gelmektedir. Yürürlülükte olan bilimsel tabanlı uluslararası tavsiyeler ve standartlar, maksimum SAR seviyesini 2 W/kg olarak belirlemiştir.

SIM (Subscriber Identity Module):
Abone Kimlik Modülü. Cep telefonlarında kimlik belirleme çipini taşıyan kart. Abonenin telefon numarası, ağda kimlik belirleme için şifreli bir algoritma, PIN ve abonenin telefon defterini içerir. Üçüncü jenerasyon UMTS ağlarda yerini USIM adlı yeni bir teknolojiye bırakacak.

Smartphone:
Akıllı Telefon. Hem PDA hemde cep telefonu olarak kullanılan cihazlara verilen isim.

SMS (Short Message Service):
Kısa Mesaj Servisi. GSM ağı içinde mesaj servisi. 160 karakter uzunluğunda mesajlar cep telefonları arasında alınıp, gönderilebilir.

SMSCB (SMS Cell Broadcast):
Sms Yayını

Speed Dialing:
Hızlı Arama. One touch dialing (tek tuş arama) diye de bilinen, önceden numaralara atanmış kişilerin tek tuşla aranmasını sağlayan teknoloji.

SSL (Secure Sockets Layer):
Ağ üzerindeki mesaj iletişiminin güvenliğinin yönetimi için Netscape tarafından oluşturulmuş bir program katmanı.

Streaming:
Eşzamanlı. Dijital ses ve videonun İnternet üzerinden iletimini tanımlayan terim. Ses ve video kullanıcıya bir veri akışı halinde sunulur.

Symbian:
PC’de kullanılan Microsoft Windows gibi, Symbian da mobil cihazlarda kullanılan bir işletim sistemidir. Symbian tarafından belirlenen standartlar, farklı cihazların bilgileri kolayca paylaşmasını sağlar.

SyncML:
Senkronizasyon Uygulaması. kişisel bilgileri içeren ağdaki bir sunucuyla kişisel bilgileri (rehber, yapılacaklar ve ajanda kaydı girişleri) senkronize etmenize olanak tanıyan bir yazılım uygulamasıdır.SyncML, farklı şebekeler üzerinden farklı türlerdeki cihazların ve uygulamaların veri senkronize etmelerine olanak tanıyan bir teknolojidir. SyncML, senkronize edilebilen veri türlerini ve cihazların birbirleriyle iletişim yöntemlerini tanımlayan bir iletişim kuralıdır.

Standby Time (Bekleme süresi):
Kablosuz bir telefonun veya Communicator’ün tamamen dolması, açılması ve arama veya veri iletmeye hazır olması için gereken süre. Bekleme süresi, önceleri yalnızca saat ve dakika cinsinden belirtilirken yeni modellerde günlerle ifade edilebilmektedir.

Talk time (Konuşma süresi):
Kablosuz bir aracın, batarya gücünü tüketmeden önce, belirli bir iletim işleminde kullanıldığı süre (telefon görüşmeleri, veri gönderme ve alma). Konuşma süresi, saat ve dakika cinsinden ifade edilir ve iletim daha fazla güç gerektirdiği için bekleme süresinden daha kısadır.

Tri-Band:
Cep telefonunun GSM 900, GSM 1800 ve GSM 1900 gibi üç farklı frekans bandında çalışabilmesi

Truesync:
Starfish tarafindan geliştirilen, mobil araçlarla, pclerde bulunan takvim, adres defteri, ajanda kullanımının senkronize edilmesini sağlayan teknoloji.

UMA (Unlicensed Mobile Access):
Lisanssız Mobil Erişim. Bu teknoloji GSM ve GPRS teknolojileri ile Bluetooth ve W-LAN bağlantılarını bir arada kullanımına olanak sağlamaktadır. Bu şekilde evde bulunan kablosuz internet bağlantısı ile cep telefonları arasında iletişim kurularak, eve girince cep telefonu internet (VoIP) üzerinden, ev dışında ise GSM şebekeleri üzerinden görüşme yapmak mümkün olabiliyor.

UMTS (Universal Mobile Telecommunications System):
Evrensel Mobil İletişim Sistemi. Üçüncü kuşakta IMT-2000 ailesinin en çok bilinen ve gelecek vaadeden üyesi. TD-CDMA ve W-CDMA transmisyon metodlarını kullanan UMTS ağlar multimedya uygulamaları ceplere taşıyacak yüksek hızlı veri iletimini sağlayacak.

UPnP (Universal Plug And Play):
Evrensel Tak ve Çalıştır Sistemi. Cep telefonları ile W-LAN üzerinden herhangi bir cihazı (TV, klima vs.) kumanda etme imkanını sağlayacak teknoloji. Örnek telefon: Nokia N80.

URL (Uniform Resource Locator):
Internetteki resmi adres sistemi.

VGA Kamera:
Video Grafik Düzeni (Video Graphics Array). En fazla 640 x 480 x 16 değeri için piksel özelliklerini destekler. Bu, fiili video standardıdır ve çok sayıda video modundan oluşur.

VMS (Video Messaging Service):
Video Mesaj Servisi. GSM ağlarında SMS’in video iletimine imkan verecek şekilde geliştirilmiş hali.

VPN (Virtual Private Network):
Sanal özel ağ. Herkese açık olan iletişim altyapısını kullanan özel bir veri ağıdır. Tünel protokolu ve çeşitli güvenlik prosedürleri ile izinsiz girişlere karşı korunur.

Voicemail:
Sesli Mesaj. Sesli olarak mesaj gönderip, alabileceğiniz mesaj servisidir.

VoIP (Voice over IP):
IP üzerinden Ses. IP ağları üzeriden ses iletimini tanımlayan terim. VoIP ses ve verinin aynı ağ altyapısı üzerinden iletimine imkan verir.

WAP (Wireless Application Protocol):
Kablosuz Uygulama Protokolü. Mobil cihazlardan İnternet erişimi sağlayan teknoloji. HTML dilini mobil cihazlarda kullanıma uygun WML diline çeviren WAP geçiş noktalarına mobil cihazlardan erişime dayanır. Mobil cihazlarda İnternet içeriğini çevirip, gösterecek bir tarayıcıya ihtiyaç duyulur.

Wi-Fi:
Wireless Fidelity. Kablosuz Ethernet Uyumluluk İttifakı (WECA) tarafından onaylanmış, WLAN’ların diğer WLAN sistemleri ile ortak çalışmasına imkan veren fiili bir standarttır. Wi-Fi terimi, bazen genel olarak WLAN’ı ifade etmek için kullanılmaktadır.
Bkz. W-LAN

W-LAN (Wireless Local Area Network):
Kablosuz yerel alan şebekesi (WLAN) dünyada giderek tanınan şebeke erişim teknolojisidir. Kullanıcıların, portatif bilgisayarlarını ve kablosuz cihazları ile evde veya kafeler, havaalanları ve oteller gibi (kamusal Erişim Bölgeleri veya “hot-spot” diye tabir edilen) kamu alanlarında kablosuz bir biçimde şebeke kaynaklarına erişmelerine imkan verir.

WML (Wireless Markup Language):
Kablosuz Biçimlendirme Dili. Kablosuz kullanım için en iyi duruma getirilmiş HTML gibi bir biçimlendirme dili.

WWW (World Wide Web):
Bir browser gibi istemci uygulamaları kullanılarak bağlanılan ve çeşitli servisler sunan, Internet sunucularının oluşturduğu büyük ağ.

XML (Extenden markup language):
Internet üzerinde bilgiyi paylaşabilmek için ortak bir bilgi formatı yaratma yolu. HTML diline benzer.

11 Ocak 2010 Pazartesi

Ürünlerinizi Sattıracak İnternet Videoları Eklemek için 7 Öneri




Sitenize eklediğiniz videonun satışlarınızı arttıracağından nasıl emin olacaksınız?

Etkili Satış Videoları için Sırlar

Sitenize eklediğiniz videonun veya videoların daha fazla müşteri çekip satışlarınızı arttıracağından nasıl emin olacaksınız?

Gerçek şu ki, bütün pazarlama araçlarında olduğu gibi burada da her zaman garantili olarak işleyecek bir metod yoktur. Fakat bazı küçük tekniklere ve detaylara dikkat ederseniz, internette paylaşıma açtığınız videoun istediğiniz etkileri yapması, sitenizin hit alıp pagerank değerini yükseltmesi, veya size link vererek böylece backlinklerinizi çoğaltması gibi sonuçlara ulaşamanız daha kolaylaşacaktır.

Editörümüz Mert Ulubay'ın , Ürünlerinizi Sattıracak İnternet Videoları Eklemek için 7 Öneri adlı yazısını okumak için tıklayın.

9 Ocak 2010 Cumartesi

Sosyal Medya Pazarlaması


Sosyal medya, kullanıcı içeriğinin kendisi ve yayıldığı, yayınlandığı, paylaşıldığı her tür platformun genel adıdır. Bu yazıyı paylaş: Facebook Son birkaç yıldır yeni bir kavram ortaya çıktı: Sosyal medya. Sosyal ağların, online toplulukların, blogların, wiki'lerin veya halkla ilişkiler, satış, pazarlamanın herhnagi bir internet formunu kullanmayı tanımlar. En çok kullanılan sosyal medya araçları Twitter, bloglar, Linkedln, Facebook, Flickr ve YouTube.
Konsept
Sosyal medya pazarlamasının 3 önemli bölümü vardır:

1. Önemli söylenti veya haberleri, videoları, tweetleri yaratmak, veya hatta blog yazıları yazmak dikkat çekecek ve doğada hayatta kalmak. Söylentiler sosyal medya pazarlamasının çalışmasını sağlayan ana unsurdur, Mesajı, paralı bir ilan üzerinden değil, kullanıcı üzerinedn kullanıcıya iletir..
2. Marka veya firmanın hayran kitlelerini oluşturmak. Twitter, MySpace ve Facebook taki fan sayfaları tam olarak bunu gerçekleştirir.
3.Sosyal medya pazarlaması tam anlamıyla bir organizasyon tarafından kontrol edilmez, üyelerin katılımına ve diyaloga izin verir.

Facebook neden önemlidir?
Öncelikle sosyal medya, kullanıcı içeriğinin ta kendisidir. Geleneksel medyada içeriği sunanlar profesyonelken sosyal medyada bunu meslek edinmiş çok az insan vardır. Geleneksel medyada kurumlar reklam ve haber yoluyla varolma savaşı verirken sosyal medyada bizzat temsil edilebilirler. Zaten geleneksel medya ile en önemli ayrıştıkları nokta sosyal medya içeriğinin bir monologdan ziyade diyalog olmasıdır.

Devamını buradan okuyabilirsiniz